Hepimizin bildiği gibi 13 mayıs 2014 te Soma’da bulunan kömür ocağında yerdeki toz kömürlerin yanması sonucu yangın çıkmıştı. İşte o ateş düştüğü yeri yakmış ve 301 madencimiz hayatını kaybetmişti. O tarihten bugüne 2 yıl geçti. Asrın faciası olarak isimlendirilen bu acıklı olay da unutuldu diyebiliriz.

 

İşte o günlerde Türkiye’nin gündemini oluşturan bu feci durum ile ilgili bizlerde bu acıyı yüreğimizde hissedip, başsağlığı dileklerinde bulunmuştuk. Türkiye’nin her yerinden duyarlı insanlar maddi ve manevi yardımlarda bulunmuştu. İstanbul Ticaret Odamız da yüklü bir parasal yardımın yanı sıra kömür ocağında hayatını kaybeden madencilerimizin çocuklarına İTİCÜ’de eğitim fırsatı ve konaklama imkanı taahhüdünde bulunmuştu. Bir nebze de olsa yaraların sarılmasına ülke insanımız maddi ve manevi katkı vermişti.

 

Bu sektörün temsilcileri olan yani İTO 81.Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt meslek komitesi mensupları olarak bu acıklı olaydan ders çıkarmamız gerektiğini haykırmıştık. Hiç olmazsa bundan sonra bari bu gibi felaketlerin olmaması için neler yapmamız gerektiğini sıralamıştık kamuoyuna. Sorumlu yaklaşım ve önlemler ile eğitim bizden, takdir Cenab’ı Mevla’dan demiştik. Oluşan bu olumsuz durumdan ders çıkarırız ve bu felaket işçilerimizin kazasız belasız daha iyi koşullarda çalışabilmelerinin zemininin oluşmasına vesile olur inşallah demiştik.

 

Peki ne ders çıkardık şu ana kadar dersek eğer; Yer altı kömür ocaklarında oksijen maskesi mecburiyetinin oturtulması ve işçilerin güvenli bir şekilde vardiya değişimlerini yapacakları tam donanımlı fiziki alanların oluşturulması mecburiyetinin getirilmesidir diyebiliriz. Sorumluluk duygusu taşıyan insanlar olarak tekrar tekrar usanmadan belirtmek gerekirse eğer; Kömürü alınıp terk edilen ocakların içine yağmur ve sel sularının girmesini engelleyici tedbirler almak unutulmamalıdır. Üretim esnasında galeri içinde oluşan toz kömürlerin kendi kendine tutuşma özelliği olduğundan dolayı bu toz kömürlerin düzenli şekilde dışarı atılması gerekliliği de göz ardı edilmemelidir.

 

Ayrıca daha göreve başlar başlamaz kömürü adeta sahiplenen Enerji bakanımız Berat ALBAYRAK’a sektörümüz adına teşekkür ediyor ve kutluyoruz. Termik santrallerde ve merkezi ısıtma sistemlerinde bizim olan yerli kömürümüzün kullanılması çalışmalarının bakanlığımız tarafından  dile getirilmesi, bu konudaki çalışmaların hızlandırılması ülkemiz adına büyük bir kazanç olacaktır. Alınacak olan semeresi de hepimizi mutlu edecektir. Örnek olarak yakın zamanda faaliyete geçen ve istemezük diyenlerinde olduğu Adana Tufanbeyli’de Sabancı ve Alman ortağın kurduğu 1.1 milyar dolarlık termik santralin daha yakından izlenmesini tavsiye ediyorum. Diğer termik santral projelerimiz de birer, birer önümüzdeki yıllarda bizlere ışık saçmak üzere faaliyete geçecektir.

 

Sonuç olarak tek suçlu fosil yakıtlardır, diğerleri masumdur diyen zihniyet iflas etmiştir. Kömürü günümüzde sıfıra yakın bir emisyonla yakmayı mümkün hale getiren yakma üniteleri geliştirilmiştir. Kömür bu ünitelerde parametresi standartların gerisinde olan düşük kalorili kömürlerde hem insan sağlığına, hem de çevre sağlığına zarar vermeden yakılabilmektedir. Ayrıca ekonomik olarak bakıldığında da ülkemizin cari açığına önemli ölçüde olumlu katkı verecektir. Kömüre vereceğimiz önem katma değer olarak da bize geri dönecektir. Enerji verimliliği-enerji çeşitliliği-enerji tasarrufu prensipleri üçlüsünden biri olan enerjide çeşitliliğe denge getirecektir. Doğalgaza bağımlılık oranımız da düşecektir.             (Dış ticaret açığımızın yarısından fazlası enerji kaynaklıdır) 

 

Hüseyin AKARÇEŞME

81.Doğal ve İşlenmiş Katı Yakıt Meslek Komitesi

Meclis Üyesi ve Başkan Vekili

 

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner143