GÜNCEL:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
Kışladağ Altın Madeni Davası Manisa'da Görüldü

Uşak'taki Kışladağ altın madeni davası Manisa'da görüldü

Uşak Eşme'de yer alan Kışladağ altın madeni kapasite artırımına karşı çıkan İnay köylülerinin ve çevrecileri açtığı iptal davası, Manisa Bölge İdare Mahkemesi'nde görüldü. Köylüler, madenin bir köyü yok ettiğini ve kapasite artırımıyla 5 köyün daha yok olacağını iddia edip, madenin açılmasından bu yana bölgede çift başlı, iki ayaklı kuzuların doğduğunu söyledi. Altın madeni işleten şirketin yetkilileri ise madenin çevreye hiçbir zararı olmadığını savundu. Kararın 15 gün içinde açıklanacağı bildirilen mahkeme, duruşmayı sonlandırdı.

Uşak'ın Eşme İlçesi'nde, TÜPRAG Metal Madencilik tarafından işletilen Kışladağ Altın Madeni'nde kapasite artırımıyla ilgili ÇED raporunun iptali için Manisa Bölge İdare Mahkemesi'nde açılan dava görüldü. Duruşmaya davacılar; İnay Mahallesi sakinlerinden Muammer Sakaryalı, Arif Ali Cangı, Nebi Doğan, EGEÇEP Derneği temsilcileri, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası temsilcileri, CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, TÜPRAG Kışladağ Altın Madeni Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ve iki tarafın avukatları katıldı.

YENİ BİR KEŞİF ÇALIŞMASI TALEBİ

İnay Köyü sakinlerinin avukatı Arif İnan Cangı, 2006'dan bu yana pek çok dava açtıklarını ve bu süre içinde köylerde zehirlenme vakalarını ve sakat doğan kuzu vakaları yaşandığını belirterek, Kışladağ Altın Madeni 2006 yılından beri çalışan ve dünyada en vahşi madencilik olarak nitelendirilen bir madendir. 2006'dan beri çalışan maden 2011'de bir kapasite artırımına gitti, onun davası sonuçlanmadan 2014'te yine kapasite artırımı yaptı. 2014 kapasite artırımının ÇED iznini iptali davasındayız. Bu yargılamanın kendisi adil bir sonuca ulaşmak için yeterli değil. Keşfe katılan hakim şimdi bu heyette yok. Hakimin kendi gözlemi keşfi tamamlayıcı bir rol oynar. Gözlem yapan hakiminin şuanda yok olması açık bir şekilde usul hukukuna hem de çevrenin korunması Anayasa'nın 56'ıncı maddesine aykırı olacaktır. Biz yeni bir heyet oluşturulmasını ve yeniden keşif yapılmasını talep ediyoruz dedi.

ÖNCE İNSAN VE ÇEVRE DİYORUZ

TÜPRAG Kışladağ Altın Madeni Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yılmaz ise çevreye hiçbir zarar vermediklerini öne sürdü. Yılmaz, 10 senedir üretime devam ediyoruz, 10 senedir de bu davalar devam ediyor. Ne bilimsel, ne hukuksal alanda aldığımız kötü bir sonuç yok. İnsanların dava açma hakkı var, saygıyla karşılıyoruz. Ama sivil toplum örgütlerinin sermaye üzerindeki kontrolünü haklı bulmakla birlikte, eğer o yatırımlar insanların hayatına pozitif etki getiriyorsa ve doğaya bir zararı yoksa, önce insan, sonra çevre, sonra madencilik diyorsa artık bunların önüne dikilmekten vazgeçmek lazım. 2029 yılına kadar faaliyetimizi planlamış durumdayız. 2006'dan bu yana 30'a yakın dava olmuştur diye konuştu.

TÜPRAG avukatı Şeyma Ataman da, çevre kirliliği yaratıldığını iddialarının gerçeği yansıtmadığını söyleyip, 2006'dan bu yana altın madeninin her ay denetlendiğini dile getirdi. Su zehirlenmelerinin yaşandığını ve kuzularda anormal doğumların olduğu iddialarını da ret eden şirket avukatı Ataman, kuzulardaki anormal doğumların yeterli aşılama yapılmadığından kaynaklandığını savundu. Ataman, iptal davasının usul ve esas yönünden iptal edilmesini istedi.

Avukatların taleplerinin dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, kararı daha sonra açıklamak üzere duruşmayı sonlandırdı. Kararın 15 gün içinde açıklanacağı bildirildi.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

Yeni KHK ile Uşak'tan ihraçlar var
OHAL kapsamında Resmi Gazete'de yayımlanan 701 sayılı kanun hükmünde kararname ile Uşak'ta görevden...

Haberi Oku